‘Centenarian Study’ olarak etiketlenmiş yazılar

Okinawan Diyeti

Cumartesi, 14 Kasım 2009

Yaşlı ve çok yaşlı Okinawanlar doksanlarında ve hatta yüz yaşlarında bile emekli olmaz fakat meşgul olmayı sürdürürler; bahçe ile uğraşır, sosyalleşir, tarlalarda çalışır ya da el işçiliğiyle uğraşırlar. Yaşlı ve çok yaşlı insanlar saygı görür ve insanlar bu yaşlara ulaştığında kırmızı kıyafetlerle başarılarını kutlamak için sokaklarda dolaşırlar.
Yaşamın ileri yaşlarında da bir amaca sahip olmanın, jerontologlar tarafından kişinin gücünü koruduğuna ve uzun ömrü teşvik ettiğine inanılır. Emeklilikten sonra aktif kalmanın yaşlanma hızını büyük ölçüde etkilediği görülür.
Yüksek stres seviyelerinin yaşlanma sürecini hızlandırdığı ve hastalığa yol açtığı düşünülür, dolayısıyla Okinawanların son derece düşük stres seviyelerine sahip olmaları şaşırtıcı değildir. İnsanlar gevşemiş bir hızda yaşar, yerel olarak bu “Okinawan zamanı” olarak bilinir. Siz Okinawa’da aceleci ya da endişeli yüzler görmezsiniz; bunun yerine insanlar sokaklarda yürürken ya da tarlalarda çalışırken şarkı söyler.

Bunun sebebi Okinawa’da dışsal strese yol açan unsurların mevcut olmaması değildir. Adalılar II. Dünya Savaşı’nda büyük sefalet ve kayıplar yaşamışlardır, ayrıca ölüm ve boşanmalar da olmuştur. Fakat Centenarian Study araştırmacıları Okinawanlar’ın büyük özgüvene sahip olduğunu ve bundan asla “vazgeçmediklerini” ortaya çıkardı, bu da onların yaşamın krizleriyle iyi baş etmelerine izin vermektedir. Okinawanlar düzenli olarak meditasyon yapar, incelemeler bunun yaşlanma sürecini oldukça yavaşlattığını gösteriyor. Onlar ayrıca kuvvetli ruhani inançlara sahiptir, sorunlarını Tanrılar ve atalarıyla paylaşırlar. Okinawan kadınlarının özellikle güçlü spritüel inançları sonucunda büyük bir iyilik duygusuna sahip oldukları görülür.

Okinawanlar bir deyişe sahiptir, yuimaaru, karşılıklı yardımlaşma ve değiş tokuş anlamına gelir. Yaşlılar çoğunlukla yalnız yaşayıp sağlıklı bir bağımsızlık duygusunu sürdürseler de, dost ve ailelerinden bol şefkat ve özen de görürler ve komşular gerektiği takdirde birbirlerinin kapılarına yiyecek bırakır. Yuimaaru aynı zamanda doğa ile uyum içinde yaşamak ve insanlar ve çevre ile simbiosis fikrini de içerir.

Centenarian Study araştırmacılarına göre, yuimaaru kısmen bağışıklık sistemini güçlendirerek yaşam süresini uzatır ve hastalıktan korur. Ichariba chode herkesle sanki kendi akrabanızmış gibi etkileşim içinde olmak anlamına gelen bir ifadedir, böylece herkes sevildiğini ve istendiğini hisseder. İnsanlar sık sık sosyalleşir, birbirlerine kahvaltıya gider ya da akşamları müzik çalarlar.